KUŞAKLARDAN BERİ BÖYLE: Ağlamak, yeni doğmuş bebeğin hayatta kalmasını sağlayan, en önemli iletişim aracı. Büyüdükçe kendini anlatmak için gözleriyle odaklanmayı, elleriyle uzanmayı, gülmeyi, küsmeyi ve konuşmayı kullanır. Başta aileler olmak üzere, herkes ağlama sesinden rahatsız olur. Bir an önce kapatılması gereken bir siren, çalar saat gibi susturulmalı, çözüm bulunmalı… Bunu fark eden çocuklar bu en ilkel ve güçlü iletişim yolunu çekinmeden kullanır.Bizde çocukları çok sevmek, onlara kıyamamak, ağlatmamak, istediklerini yapmak, çocukları sevindirmek kuşaklar boyu kabul gören bir davranış şekli. Aileler çocukları ağladığında etrafı rahatsız ettiklerini, yeterli anne-babalık edemediklerini ve ihtiyaçları karşılayamadıklarını düşünür. Çocuğu sustururlarsa sorun çözülecektir.Çocuklar da bu gürültülü ve yetişkinlerin kalbini sızlatan yöntemi sıklıkla kullanır. “Ağlatma abisi hadi ver biraz oynasın, al kucağa salla biraz sussun, ağlatma şunu maçın en heyecanlı yeri, ağlayıp kardeşini uyandıracak aman idare et… ” konuşmalarını duyarak büyür. Sonuçta işe yaradığını gördüğü bu iletişim aracını bırakmak yerine, daha da abartılı kullanır. İSTEDİĞİNİ ELDE ETTİKÇE DAHA SIK BAŞVURUYOR sebebi için görsele tıklayın ve 4. fotoğrafa geçin.

loading...
Bilgi: Klavye yön tuşlarını kullanarak galeri resimleri arasında geçiş yapabilirsiniz.
BU RESMİ SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ